15 Ekim 2021 Cuma

Usulca değersizleşen e-mail'in tarihi

2 gün önce üniversite yıllarımda -2000'li yılların başına denk geliyor - kullandığım Yahoo ve Hotmail uzantılı mail adreslerimi ve şifrelerini bulup o dönemdeki yazışmalarıma bakıp biraz nostalji yapma duygusuyla dolup taştım. İlk olarak Hotmail'i kurtarmak istedim. İlk mail adresimdi. O zamanlar bu kadar spam gelmiyordu ve e-mail şimdiki Whatsapp'ın daha usturuplusuydu. Sevgililerimizle arkadaşlarımızla uzun uzun malileşirdik. Bir nevi geçmiş mektuplaşmaların bir tık fazla ciddiyetsizi. Ama formatı şimdiki Whatsapp'la Twitter'la kıyaslanmayacak okunabilirlikteydi. Kısacası kurtarabilsem bir altın madenine ulaşmış olacaktım. Fakat Hotmail adresimden eser yoktu. Herhalde aktif değil diye uçmuştu mail adresim. Sonra Yahoo adresim üzerinde çalıştım biraz da. Yahoo da ikinci mail adresimdi. Ona bir şekilde ulaşım fakat inbox'ım bomboştu ne yazık ki. Kısacası iki denemem de ağır bir hüsranla sonuçlandı.
Son mail adresim de hala kullanmakta olduğum Gmail adresim. Aslında her şey bu Gmail adresimdeki geçmiş maillerimden bir kısmını ayrı klasörlere atmış olmamla başladı. Önemli veya önemli kişilerden geldiğini düşündüğüm mailleri konularına göre klasörlemişim yaklaşık ilk bir yıl kadar. Bunu yapmaya devam edeceğimin sonsuz inancıyla ve yapılmasının kati bir gereklilik olduğu düşüncesiyle. Ne masumiyet ama! Fakat hatırlıyorum Gmail çıkmadan önce mail kutularımızı temiziler, farklı klasörlere atar ve gerekli alanı açmaya çalışırdık sürekli. Çünkü o dönemler mail kutularının sonu olduğu, her şeyin bir limitinin olduğu zamanlardı :) Ardından Gmail'e geçtim ve mailler geliyor ve geliyordu. Mail kutusunun altında mail doluluk oranını gösteren bir bar vardı. O kadar gelmelere ve gitmelere rağmen doluluk oranı %0.001 gibi bir şeydi. Yani kısacası diyordu ki "Silme sen bu mailleri kardeş. Ben bunları farklı analizler için kullanıcam". Tabi eski alışkanlık kolay kolay terk edilmedi. O mailler klasörlere ayrıldı bir süre daha. Tüm hikaye de işte Gmail'e ilk geçtiğim yıllarda klasörlere ayrılmış 3-5 maili okuyup "ya ne yıllardı" dememle başladı. Klasörlere ayrılan 3-5 mailden sonra da "ya silmeye ne gerek var bitmiyor bu" dönemini ardından başlayan ve hala artarak devam eden spam fırtınası ile tüm maillerin değersizleşmesi dönemi takip etti.
Kişisel mail atmak artık fax gibi bir şey oldu. Bir yere bir belge göndermen gerekir o belgeyi mail ile iletirsin. Bir daha dönüp de yüzüne bakmazsın o mailin. Ya da bir yerden bir bilgilendirme gelir okursun ve ardından 5 sn içinde o mail kendini imha etse ruhun sızlamaz. Fakat böyle şey olur mu? O önemli güzel mailleşmeler Yahoo'da ve Hotmail'de sır olup uçmuşken, o dandik anlık belge gönderimleri, ekstre almalar, spamlar 100 yıl boyunca orada kalır ve bir kere bile dönüp yüzüne bakmazsın. Kaderin cilvesi mi şimdi bu? Güzelim mailler Hotmail ve Yahoo ile tarihin çöplüğüne gömülmüşken spam fırtınası Gmail ile yıllar ve yıllar boyunca orada kalacak. Sırf şirket olarak daha öngörülü daha başarılı diye Google, yaşadığımız drama bak.