Son dönemin en anlamlı protesto ifadesi olan protein maddesi. Öğrenci kolektiflerinin uzun bir süredir ona yüklediği anlam bugün “sofraların bu vazgeçilmezini” daha bir özel kılıyor. Belki de kimsenin beceremediğini Öğrenci kolektifleri beceriyor. AKP iktidarına karşı amansız muhalefet. Dikkat edilirse başbakan’da dahil en çok muhatap aldıkları onları en çok kızdıranlar mevcut muhalefet değil bu yumurtalar oluyor o ileri demokrasilerinde “demokrasi havarileri” polis şiddetini bir anda meşrulaştırıyorlar. Ya da gençlerin protesto yöntemleri çok geri hoş değil böyle görüntüler ya da bildiğimiz klasik edebiyat “bizim zamanımızda da böyle şeyler vardı yanlış yoldalar...”. Peki yumurtadan rahatsız olmaları ve onu bir şiddet unsuru olarak göstermeleri ne kadar doğru? Hatırlarım yakın zamana kadar üniversitelerde yaşanan şiddet olaylarına ve bu tarz şiddet protestolarına Avrupa ülkeleri örnek gösterilir ve yumurtalı domatesli protestolar medeniyet ölçüsü olarak verilirdi. Kendilerine hemen hiçbir yerde söz hakkı tanınmayan hemen her zaman toplumun her kesimine hedef gösterilen muhalif gençler için seslerini duyurmaları için en güzel silah haline gelmiştir yumurta. Ve rutinleşen eylemlerin şenlenmesine yol açmıştır. En azından amansız protestonun gücünü ortaya koymuştur.
siyasilerin zekasının kaynağı yumurta
Bunun yanında, yumurta yerine fikirlerini beyan etsinler diyenler, kalemlerini konuştursunlar diyenler çıkıyor."yumurtaları yiyin de beyniniz çalışsın" diyen akp milletvekili gibileri. Öncelikle belirtmek gerek, dikkate alınmayan, dönüşüme dönüştürmeye bir katkı veremeyen hiçbir şekilde eyleme geçirilmeyen fikirin, düşüncenin, yazının, kalemşorluğun bir anlamı yok. Kendi bildiklerini okuyan siyasiler gençlerin sözlerini hiç dikkate almadığı sürece bu böyle olacak. Buna en güzel örnek Üniversitelerde öğrencilerin hiçbir şekilde söz hakkı olmaması. Hiçbir şekilde üniversitelerde öğrencilerin talepleri dikkate alınmıyor. Ama sermaye var, hükümet var, polis var, asker var, herşey var ama o üniversitenin bileşeni öğrenci yok, akademisyen baskı altında, üniversite çalışanının ise esamesi okunmuyor. Bu aşamadan sonra öğrenciler düşüncelerini söylesinler diyenler durup bir kez daha düşünsünler. Peki, okuyarak, düşünce üreterek, kalem sallayarak mücadele vermeye çalışanlar yok mu? Elbette var. Ancak onlara da başbakan'dan gelsin “Çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyor.” yumurtanın protein zenginliğinin kaynağı işte bu söz de yatıyor.
siyasilerin zekasının kaynağı yumurtaBunun yanında, yumurta yerine fikirlerini beyan etsinler diyenler, kalemlerini konuştursunlar diyenler çıkıyor."yumurtaları yiyin de beyniniz çalışsın" diyen akp milletvekili gibileri. Öncelikle belirtmek gerek, dikkate alınmayan, dönüşüme dönüştürmeye bir katkı veremeyen hiçbir şekilde eyleme geçirilmeyen fikirin, düşüncenin, yazının, kalemşorluğun bir anlamı yok. Kendi bildiklerini okuyan siyasiler gençlerin sözlerini hiç dikkate almadığı sürece bu böyle olacak. Buna en güzel örnek Üniversitelerde öğrencilerin hiçbir şekilde söz hakkı olmaması. Hiçbir şekilde üniversitelerde öğrencilerin talepleri dikkate alınmıyor. Ama sermaye var, hükümet var, polis var, asker var, herşey var ama o üniversitenin bileşeni öğrenci yok, akademisyen baskı altında, üniversite çalışanının ise esamesi okunmuyor. Bu aşamadan sonra öğrenciler düşüncelerini söylesinler diyenler durup bir kez daha düşünsünler. Peki, okuyarak, düşünce üreterek, kalem sallayarak mücadele vermeye çalışanlar yok mu? Elbette var. Ancak onlara da başbakan'dan gelsin “Çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyor.” yumurtanın protein zenginliğinin kaynağı işte bu söz de yatıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder